İçeriğe geç

Mayalar

Mayalar gizem konusunda sınırı aşmış bir medeniyettir. Matematik, astronomi, din ve ayinleri ile dünyanın ilgisini çeken uygarlıktır.

Bu uygarlık MÖ 600 dolaylarında yükselişe geçmiş, M.S. 3. yüzyılda altın çağına (klasik dönem, M.S. 250-900) adım atmış, kent-devletlerinin siyasi kargaşalar sonucunda çöktüğü M.S. 900’e dek, geniş bir alanda varlığını sürdürmüş ve İspanyol işgaliyle de sona erme sürecine girmiştir.

Astronomi

Maya uygarlığı başta da belirttiğim üzere astronomi, matematik ve tıpta çok iyiydiler. Ölçümleri günümüzdeki ölçümlerle neredeyse aynı. Örnek olarak mayalar, Venüs’ün kavuşum süresini 584 Dünya günü olarak hesaplamışlardır. Günümüzde ise Venüs’ün kavuşum süresi 583.9 gün olduğunu görüyoruz. Venüs’e kafayı fazla takan bu uygarlık, gözle görülebilir olmasıyla da neredeyse Güneş’ten çok değer vermişlerdir. Önemli olayları tarihe not düşmek adına 3 sistem kullanmışlar ve bu sistemlerden birisi de Venüs yılıdır (diğerleri dini yıl ve Güneş yılıdır).

Diğer gök cisimlerinin de hassas ölçümlerini yapan uygarlık, 2 yeni ay arasındaki süreyi günümüz süresinden sadece birkaç saniye az hesaplamışlardır. (Mayalar 29.053020 gün olarak hesaplamışlardır. Günümüzde ise 29.53059 dur. Aradaki fark sadece 0.00039 dur)

İlginç bir şekilde kullanılan takvimlerin yanı sıra, uzun dönemleri içeren zaman hesaplı sistemlerden yararlanmışlardır. Zaman sisteminin başlangıç tarihi milattan önce 3113 yılıdır. Ay, Güneş ve Venüs yıllarının katlarıyla oluşturdukları bu sistemde 7200 güne katun, 144.000 güne baktun, 2.880.000 güne pictun ve en uzun dönem olan 23.040.000.000 güne de alautun adını verdiler.

Kullandıkları 3 adet takvimleri vardır. Birisi tıpkı miladi takvim gibi Güneş esaslıdır ve bu yılı 365 gün olarak hesaplamışlardır. Bunun yanı sıra dini ayinler için yapılan bir takvimleri daha vardır.

Tıpta ise diş dolgusu, saç ile yaraları dikme ve kendilerine has yöntemler kullanarak gelişmişliklerini sürdürmüşlerdir.

Kehanetler

En büyük ve tüm dünyayı sarsan kehanetleri 21 aralık 2012. Bu tarihte herkes kıyamet kopacağını düşündü ama ne bir kıyamet nede başka bir şey oldu. Çünkü mayalar değil biz yanılmıştık. Dünyanın en iyi dil bilimcileri ve arkeologları yıllardır insanlık için önemli sonuçlar edinebilecek bir şeyi araştırıyorlardı, Sümer tabletleri. Zecharia’nın çevirisine göre insanlık güneş sistemi dışında bulunan Nibiru’dan Dünya’ya gelen uygar halk tarafından genetik mühendislik ile maymun ve kendi soylarının kırmasından oluşturulmuştur.

Sümer metinleri NefilimlerDünya’ya ilk kez geldiğinde tahıl ekme, meyve ağacı dikme ve davar gütme sanatlarının henüz Dünya’ya yayılmadığını belirtir. İncil’de anlatılanlar da aynı şekilde insanın yaratılışını altıncı “gün”e veya evrim süreci bölümüne yerleştirir. Tekvin Kitabı’nın iddiasına göre daha eski bir evrimsel safhada:

Ve henüz yerde bir kır fidanı yoktu,
ve bir kır otu henüz bitmemişti…
Ve toprağı işlemek için adam yoktu.

Zecharia Sitchin – 12. Gezegen

Tüm Sümer metinleri, tanrıların, işlerini yaptırmak için insanı yarattıklarını iddia ederler. Açıklamayı Marduk tarafından söylenen sözler hâline sokan Yaratılış destanı kararı şöyle bildirir:

Aşağı bir İlkel yaratacağım;
“insan” olacak adı.
Bir ilkel İşçi yaratacağım;
Tanrılara hizmet etmekle yükümlü olacak;
onlar rahat edebilsin diye.

Zecharia Sitchin – 12. Gezegen
Nibiru yörüngesi

Mayalılardan, Sümerlilere geçmek istemem konuyu özetleyecek olursam. Nibiru Dünya’ya yaklaştığında yeni bir ırk, başlangıç oluştu ve mayalarda Nibiru’nun tekrar ne zaman Güneş sistemine gireceğini hesapladılar, o tarih de 12 aralık 2012 idi ama o tarih son değil başlangıç idi.

Tarih:Tarih

2 Yorum

    • delosemre delosemre

      Teşekkürler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

by delosemre